Her düşen çocuğu yerden kaldırmayın cümlesi ağır bir cümle ama olması gereken bir cümle. Maalesef çocuklarımıza yardım yerine kötülük yapıyoruz. Bunun muhtemel olarak psikolojide farklı davranış türleri vardır fakat çocukların yerden kendileri kalkabileceğini de bilmeleri, öğrenmeleri gerekiyor.

Her-Dusen cocugu-Yerden-Kaldirmayin-1

Her Düşen Çocuğu Yerden Kaldırmayın

Kaygılı çocuk, mutlu çocuk, girişken çocuk gibi çocuk kelimesinin önüne bir çok sıfat getirebiliriz. Bu sıfatları da ailelerin tutumu ile belirlediğimiz oluyor. 

Her düşen çocuğu yerden kaldırmayın cümlesi; çocukları tek başına bırakın, onları önemsemeyin demek değildir. Yüzleşebileceği sorunlarla kendileri de yüzleşebilmeyi öğrenebilmeli demek.

Bu yazımda size sporcularımın spor yaparken ya da sosyal hayatlarında ailelerinin tepkileri ile nasıl karakterlere büründüğünü örnekler ile paylaşacağım.

Çeşitli yaş grupları ile örneklere başlarsak;

0-4 Ay : Geçenler de Atlas’a mamasını yedirdikten sonra biberonu elimden kaydı ve biberon ucu Atlas’ın alnına çarptı. İlk defa herhalde bir nesnenin ona çarpmasına tanık oldu ve şaşırdı. Önce bana baktı ağlamaklı gibi oldu ama açıkcası ben de o panik ve korku dolu yüz ifadesini göremeyince anladı ki canı yanmayınca çok büyük tepki vermeye gerek yok ve rutin tepkilerine devam etti. Belki ben biraz panik olsam o havayı hissettirsem Atlas ağlamaya başlayacak.

6 Yaş: Bir sporcum yaz okulumuzun çıkısında babası ile arka bahçemizde bisiklete biniyordu. Ben de şans eseri ofisimden çıkıp arka bahçede bulunuyordum. Çocuğun kask gibi bütün önlemleri vardı. Galiba 10 dakika sonra  dengesini kaybediyor ve yere düşüyor. Yere düşerken yüzünün üzerinde kayarak düşüyor. İlk etap korkutucu geliyor değil mi ? Hayır çocuk kalktı panik olur gibi oldu ama tam toparlanmaya başlarken babası yanına gidiyor ve ” Kızım ne oldu sana böyle, yüzün çizilmiş, ne yaptın nasıl bir düşmeydi öyle ” dedikten sonra kız bir anda korkuyor ağlama krizine giriyor. Çocuk aslında kendi sorununu çözmeyi öğrenirken, biz ebeveynler maalesef duygularımızı kontrol edemiyor ve işlerine karışıyoruz.

10 Yaş: Bir sporcum basketbol maçında mücadele gösteriyor. 2’li bir pozisyonda yere düşerek sakatlanıyor. Sakatlanma derecesi 0-3 ( 10’luk dilim üzerinde). Diziyle kasığı arası uyluk bölgesine darbe geliyor ve canı acıyor. Sporcum sekerek ayağa kalkıyor ama o da ne annesi tribünleri aşarak sahaya dalmış ( evet dalmış kelimesi buraya cuk oturdu) çocuğunu hastaneye götürmeye çalışıyor. 

17 Yaş : 17 yaşında bir kız sporcum bir gün çok mutlu bir şekilde yanıma geliyor ve heyecanla
– “abi bugün çok mutluyum tahmin et ne oldu “
– Bilmiyorum, sınav sonucun mu iyi geldi ?
– ” Hayır, bugün ilk defa kendi başıma kırmızı ışıkta iken karşında karşıya geçtim”

– ……Çocukları koruduğumuzu zannederken bazen çok hata yapıyoruz. Onların her zaman destekçisi olalım, onları her zaman koruyalım kollayalım. Ama bu 3 örnekte ki gibi tutumlarda bulunursak ileride çocuklarımız tek başlarına kaldıkları zaman sudan çıkmış balık gibi ortalıklarda dolaşırlar. 

Instagram hesabımdan da yorumlarınızı yazabilirsiniz

Diğer gözlemlerimi de bu sayfa üzerinden bulabilirsiniz

Bir önceki yazım olan Bebek İhtiyaç Listesi başlıklı makalemi de okumanızı öneririm.